|
tamer bağlan |
|||||
FenerbahçeliBaşkanı, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı, yöneticileri, Fenerbahçe Spor Kulübü Yöneticileri'dir. Fenerbahçe Spor Kulübü Tüzüğü’nün, Birinci Kısım’ındaki Genel Hükümler hakkında bilgi sahibidir ve orada yazılanları kabul eder. Fenerbahçe Spor Kulübü’ne, maddi, manevi zarar verebilecek hiçbir hareketin içine girmez. Aksine, maddi, manevi katkı vermek için elinden geleni ardına koymaz. İslam Çupi’nin tarif ettiği, “Fenerbahçe büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü, ne kupa büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte, adı konamaz” düsturunu sahiplenir.
Bilir ki, Fenerbahçe sadece maç veya yarış kaybedebilir: FENERBAHÇE YENİLMEZ! Üye olduğu herhangi bir grup, dernek, site, liste veya oluşumun çıkarlarını, kulübünden ve o kulübe gönül vermiş taraftarlardan üstün tutmaz. Fenerbahçe ve Fenerbahçe sevgisi üzerinden çıkar sağlamaya, nemalanmaya çalışmaz. Hangi sosyal konumda ve görevde olursa olsun; çocukluk yıllarından beri Fenerbahçeli olduğunu, önce Fenerbahçeli olduğunu asla unutmaz. Fenerbahçe forması taşıyan sporcuya, idari, teknik kadroya asla hakaret etmez. Eleştiri getirebilir tabii. Ne var ki, özellikle statlarda, salonlarda, sosyal ağlarda, medyada, kamuoyunun gözü önünde, onları incitecek tavırlarda bulunmaz. Bedduayı ne kendi takımı ne de rakipleri için aklından bile geçirmez. Bilir ki, beddua negatif enerji üretir ve bu olumsuz enerji mutlaka geri dönecektir. Münferit Fenerbahçeli, Fenerbahçe'ye 'fener', 'fb' demez ve illa ki büyük harfle başlar, Fenerbahçe yazmaya. O, artık unutulmaya yüz tutan, belki de en coşturucu "Feener, Feener" tezahüratı dışında tabii. Fenerbahçe için; Kanarya, Kanaryalar, Sarı-Kanarya, Sarı-Kanaryalar, Çubuklular, Sarı-Lacivert Çubuklular gibi tanımlamalar da kullanabilir. Fenerbahçe Spor Kulübü'nün ilk renkleri, fenerin yer aldığı bahçedeki papatyalardan esinlenilen Sarı ve Beyaz'dır. Papatya ve Sarı-Beyaz da bu nedenle Fenerbahçe'yi işaret edebilir. Fenerbahçeli, diğerleri gibi taraftarlığını hiçbir koşulda, hiçbir dönemde askıya almaz. Sonsuza kadar Fenerbahçelidir ya da değildir. Diğerleri gibi, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde (Ulusal takım hariç) başka hiçbir takımı tutmaz. Diğerlerinin başarısızlıklarından kendine pay çıkarmaz. 3 Mayıs’ları Fenerbahçe Spor Kulübü’nün kuruluşu, 19 Temmuz’ları ‘Dünya Fenerbahçeliler Günü’, 20 Eylül’leri ‘Dünya Fenerbahçeli Kadınlar Günü’ olarak kutlar. 6 Kasım gibi tarihlerin sadece eğlence, eşi-dostu kızdırma amaçlı olduğunun farkındadır. 3 Temmuz'u unutmayacak kadar da vefakârdır. “ama bizim uefa kupamız var” diyene, “bizim de 1968’de kazandığımız Balkan Kupası var” cevabını verebilir. Ki, bir Türk takımının kazandığı ilk uluslararası kupadır o. Varlığını ülkesine armağan eden Mustafa Kemal Atatürk’ün hangi takımı tuttuğunun çok önemli olmadığını, önemli olanın Atatürk’ün ilkelerine sahip çıkmak olduğunu bilir ve dile getirir. Atatürk konusunda çok ısrarcı olanlara, O’nun 3 Mayıs 1918 tarihindeki kulüp ziyaretini, o ziyaret sırasında kulüp defterine yazdıklarını ve kulüpten bir sandal ile ayrılırken, sahildekilere dönerek “Fenerbahçe’ye ebedi başarılar” dilediğini hatırlatabilir. 1932 yılının 5 Haziran'ını 6 Haziran'a bağlayan gece Kuşdili'ndeki kulüp binasının yanmasının ardından, Gazi'nin Fenerbahçe Spor Kulübü'ne yaptığı '500 Lira'lık yardımı da bilir... |